sözün başlama alışkanlığından faydalanarak mektubuma ilk kelimelerimi çoktan yazmışken, nasılsın? diye sormak istiyorum sana gönül.. sustuğun kadar, üzdüğünü bil.. her halimiz başka bizim. yolculuğumuz aşka bizim derken, sen kendini bir öğren de gel diyordu, istanbul..

sana kapalı kapılar ardında beklemeye alışmak kolay. yağmura koşarsın, gölgeye kaçarsın, bir kaç kelime yazarsın dökülür içinden taşanlar. yüzün asılır. sözün kısılır. gözlerin kararır. bitmez hiç geceler. tamir edilecek araç gereçler içinde bulursun kendini. sonunda elinde kalem kağıt ve sana yine bitmeyen aşk mevsimi..

bu kullanıcı adı alınamıyor. adın farklı kalbin aynı yanıyor. mevki güneşli, hava serin. yolcu aynı, yollar daralıyor..

gel yağmurdan, yar güneşe. gel sevdadan, kor ateşe. güzelliklerini de al yanına. düş yollara var Adıyaman’ a..

gecesi dönüş, sabahı yollardayım yine nasipse. gelmedim. görmedim. o asi gözlerinde gönlüm varya. düşerim peşine, bırakmaz ki Sakarya..