gecenin bu saatinde, kimse görmez diye, adını yazsam buraya, bilmeyeceksin. kelimelerin misafirliğine, karanlığın örtüsüne, rüyalarıma, gelmeyeceksin..

Olur ki, yazmayı bırakırım.. Mayıs ın seni bekliyor. inşallah uzun, güzel, sağlıklı, mutlu ömrün olur, sevdiklerinle. erken kutlama mesajı.. yazmayı bırakırım olur ki..

sosyal medya bana yaramıyor.. Hatta haber okumakta.. Yalan yanlış haberlerle haklı görünmeye çalışıp birbirlerine atar gider yapan insanları görmek hoşuma gitmiyor. Ve bazen kendimi de onlar gibi gördüğüm için artık yolculuğum burada..

“işte gidiyorum..”

halini vaktini bilmek hoş olurdu. biliyorum görmeye hakkım yoktu. kalbim hep sözün bittiği yerde. çünkü sessizlik hakim görünenler de..

“sen orda yoksun..”

yağmur değil bu, gölge de değil.. duyamıyorum sessiz ol, İstanbul..

tekrar eden geçmiş zamanlarda sürgün hayatı ..

kendini yorma, neden diye sorma. iyi gelir haline, hadi durma. kapat gözlerini, unut söylenmiş sözlerini, arama geçmişin izlerini..

sürgün..

itiraf ediyorum. seni görmek için telefona baktığımda, sahildesin ya da sakin bir yerde. seni bulduğum anda, yanında gölgeler arıyorum..

güzeli bekleyen gözlerim. neden sana işlemez sözlerim? geceler saklar hükmünü. gündüzler yoklar saklımı. ne gelir, ne gider. alacak sonunda aklımı..

giriş, gelişme, sonuç. işime karışma yargıç. bizden başka herkeste suç. haklıyım işte, anlatma hiç..

yalancılar artık mum da yakmıyor. ondandır ki atıp tutan çok var. kimse doğru yanlış aldırmıyor. halimiz artık, sosyal dedikodular..

bıraktım buraya sözümü. astım yine yüzümü. belki kalabalık ediyorum. göreceğimi gördüm. kapadım iki gözümü..