beni bırakmışlar yaban ele. el mi yaban, ben mi odun, belli değil. her havasız kaldığımızda vurduk sahile. yeniden biz bizeyiz değil mi? İstanbul..

ne dağın haberi var, ne yolun, ne de yarin. geçip gittik önünden gün gibi.. bizi beklemiyordu yarın..

senden mi konuşalım? yağmurla mı yarışalım? rüya da mı görüşelim? sen söyle buluşalım..

sesim çıkmıyor yolcu. var halimden anla nereye gideceğini. bilmiyorum. burada neden durduğumu? çok konuşmadım ama yine de susuyorum diyeceğimi..

..suyu bulandırma dere başından, bize haber yok, kara kaşından. söz bittiği yerde kalmıyor gönül. sonlar iki nokta oldu, kuruyan göz yaşımdan..

..bu gece durmuş gibiydi zaman. uyuma diyordu, karanlık ve sıcak. ara ara telefona bakıyor seni görüyorum. ve sonra rüyalarda arıyorum..

aman der zamana yenik düşen. hemen der derdine merhem basan. güldür gülmeyi seveni. güldür mutlu olmayı bekleyeni. sus dilinden güzel söz çıkmayacaksa. sus. susmayı bilenle, hayaller konuşacaksa..

..gölgem, yağmurum, demli çay. baktım yine uzaklarda ne var. bir, iki, çok yolcu. etrafımızı sarmış, pencere duvar..