yok yok

Yırtılmış bir kitabın, kopan sayfasıyım. rüzgara emanet. Kitabı okuduğunda, ben olmadan da hikayeyi anlayacaksın. Her şeyin sonunda, sen yine olman gerektiği gibi hisset. Belkide o kitabı bir daha eline almayacaksın..

bir şeyler karalamak için bu yazılanlar, kendi kendini yaralamak için değil..

yağmuru göremedi İstanbul. Güneşi soramadı Mustafa. Ara, sor, gök kuşağını bul. istersen kon mirasa..

bir ileri, iki geri. bu kişi nasıl seferi. olsa olsa divane deli. belki de tam serseri..

senin gök yüzünde, bana ait hayaller olsa. yağmur olup ta, her gün beni bulsa..

küsmedi, susmadı gönül hiçbir zaman. korktu, yoktu İstanbul. gelir ama ne zaman?..

seni gördüm bir kere, başkasını sevemem ki. sen olsan bile karşımda, artık göremem ki..

çok tanıdık geliyor bazen söylediklerin. bir yerden duydun da söyler gibiydin. kimsenin sözünü üstüne alınma. yazmıyorum diye de bana darılma..

Yer işareti koy Kalıcı Bağlantı.

Yorumlar kapatıldı.